The Gallows

Youtube’dan ‘The Gallows’a: Chris Lofing ve Travis Cluff ile Röportaj!
Gelecek vaat eden film yapımcıları Chris Lofing ve Travis Cluff’ın yeni found-footage türünden filmleri New Line Cinema’nın The Gallows’u hakkında çok az bilgi mevcuttu.
10 Temmuz 2015’te yayınlanması beklenen büyük bir sinema filmi haline gelmeden önce, ilk defa Bloody-Disusting’de yayınlanan bir kısa filmdi. Şimdi, Cassidy Gifford, Ryan Shoos, Reese Mishler ve Pfeifer Brown’un oynadığı uzun metrajlı filmin arkasında Blumhouse var.
Bloody Disgusting, dünyada ilk gösteriminin fotoğraflarına ek olarak (sitenin kendisinde bulunabilir) filmin doğuşundan ikonik kötü karakterine kadar her şeyi hakkında Lofing ve Cluff ile röportaj yaptı.
Gerilla film yapımcılığı (Yapımcıların kaynak yetersizliğinden dolayı genelde ellerindeki malzemelerle, oldukları yerde, az oyuncuyla ve düşük bütçelerle film çekmeleri. Genelde bağımsız film yapımcıları tarafından benimsenir.) hakkında konuşurken, Bloody’ye özel röportajlarında ikili, “Başlangıçta Paranormal Activity ve The Blair Project gibi filmlerden ilham aldık” dediler. “Hiç paramız ya da kaynağımız yoktu ama tutkulu olduğumuz bir hikâye anlatabiliriz ve bu iki film gibi bunu oldukça gerçeğe yakın şekilde çekebiliriz diye düşündük. Bir senaryo yazdık ve oradan buradan birkaç bin dolar almayı başardık. Çoğunlukla yaparken öğrendik. Gerilla film yapımcılığını seçmedik, başka seçeneğimiz yoktu. Film, oldukça kısıtlı bir bütçeyle ve beşten az kişilik bir ekiple Fresno’da yaklaşık iki haftada çekildi. Geriye dönüp bakınca, bu başımıza gelebilecek en iyi şeydi. Çünkü Hollywood’da yaşamıyorduk, dikkatleri çekmek için interneti kullandık. Bunun için bir fragman çektik ve internette yayınladık.”

Lofing ve Cluff, The Gallows’un kendini nasıl Blumhouse ve New Line Cinema’da bulduğunu anlatıyor.

“Fragmanı burada, Bloody-Disgusting’de gördükten sonra, Management 360’tan Dean Schnider bizimle iletişime geçti ve daha fazlasını görmek istedi” diye açıkladılar. “Dean bir yapımcı gözüyle bakıyordu ve The Gallows’da özel bir şey olduğunu düşündü. Hollywood’da tam anlamıyla hiç deneyimimiz yoktu, bu yüzden bu bizim için çok yeni ve heyecan vericiydi. Dean ile daha fazla zaman geçirdikten sonra, müşterisi de olmamızı istedi. 360 filmi Jason Blum ile paylaştı. Herkes, biraz daha çalışmayla filmin muhteşem olabileceği konusunda hemfikir görünüyordu. Bizim için, filmde yapılacak her değişikliğin otantik ve gerçek hissettirmesi önemliydi. 360 ve Jason’ın bizimle olmasından ve gerçekten kendi işimizi yapmamıza izin vermelerinden ve filmin bizim versiyonumuz olması ve filmi aynı şekilde yapmaya devam etmemiz konusunda katı olmalarından cesaret aldık. New Line/ Warner Bros filmle ilgilendiğinde sevinçten uçuyorduk. Tekrarlıyoruz, biz Fresno’luyuz ve bu stüdyoları en sevdiğimiz filmlerin başlangıçlarında gösterilen logolarından biliyoruz. Onlarla çalıştığımız için daha mutlu olamazdık.”
Sinopsis bana Terror Train’i hatırlatıyor, bu yüzden 80’ler etkisini soruyorum.
Açıklıyorlar, “80’lerin korku türünden oldukça etkilendi. Aslında Chris 1990 doğumlu olmasına rağmen 80’lerdeki her şeyin büyük bir hayranı. İkimiz de eski korku filmlerinin hayranlarıyız ve modern korkudan onlar kadar keyif almıyoruz.”
Filmin found-footage olmasına gelince, ikili alt tür hakkında konuşuyor ve tam olarak duymak istediğim şeyi söylüyorlar; found-footage bu filmi yapmanın en doğal yoluydu.
“Filmimizi popüler olduğu için found-footage türünde çekmedik ve son yıllardaki found-footage denemelerinin yetersizliği sebebiyle geri adım atmadık,” diyor ikili. “Bizim için önemli olan iki etmen vardı. The Gallows’u mümkün olduğunca ham ve gerçek yapmak istedik ve ikinci olarak çok çok az paramız, yapım ekipmanımız ve ekibimiz vardı. Bu bizi gerilla yaklaşımına yönelmeye zorladı, found-footage hikâyemizi anlatmanın en doğal yöntemiydi ve bunun genel deneyimi daha korkutucu ve basitçe daha samimi ve doğal kılacağına inandık. Bunun filmimizle hissedilmesini ve filmimizi öne çıkarmasını umuyoruz. Karakterlerimizin kamera tutuyor olmasının sebebinin doğal hissedilmesi gerçekten önemliydi. Senaryoyu olabildiğince oyunculardan saklayacak ve filmde gerçek isimlerini kullanacak kadar ileri gittik ki mümkün olduğunca gerçeğe yakın olsun. Bizce found-footage muhteşem bir hikâye anlatma aracı oldu ve olmaya devam edecek.
Sinopsislerden birinden edindiğim başka bir şey de The Gallows’un bir kötü adamı olması ve bunun yeni bir ünlü film karakteri olabilecek kadar ikonik olup olmayacağını merak ettim (Yeni bir Elm Street veya Friday the 13th’e gerçekten ihtiyacımız var).
“ The Gallows’un daha önce hiç görmediğimiz bir kötü karakteri var yani onun ikonik olmasını umuyoruz!” diyerek bir devam filmi konseptleri olduğunu da açıkladılar. “Bir devam filminin nasıl olabileceğine dair fikirlerimiz var fakat tüm odak noktamız bu filmi olabildiğince muhteşem yapmak oldu.”

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz Oy Kulanılmadı)
Loading...

Yorum yapın